Karaman’da Çiftçiler Artan Maliyetler ve Kuraklık Endişesiyle Yeni Sezona Giriyor
Karaman’da üreticiler, yeni üretim sezonuna artan maliyetler ve kuraklık gibi ciddi riskler ve belirsizliklerle giriyor. Sahada yapılan gözlemler, çiftçilerin artan girdi fiyatları karşısında zorlandığını ve acil destek ihtiyacının her geçen gün arttığını gösteriyor. Bu durum, özellikle baharlık ekimlerin başladığı bu dönemde tarımın kritik bir eşikte olduğunu ortaya koyuyor.
Buğdayda ülke genelinde yaklaşık 23 milyon tonluk rekolte beklentisi dile getirilse de, artan üretim maliyetleri ve iklim koşullarındaki belirsizlikler bu hedefin sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Özellikle ABD-İsrail ile İran arasındaki yaşanan savaşın dolaylı etkileri, çiftçilere gübre, mazot ve elektrik gibi temel tarımsal girdilerdeki yüksek oranlı artışlar olarak yansıdı. Üre gübresi son 20 günde %50’den fazla artış gösterirken, DAP gübresi de önemli ölçüde zamlandı. Son bir ayda petrol fiyatlarındaki artış da çiftçinin maliyetlerini doğrudan yükseltti. Mevcut desteklerin yetersiz kaldığı belirtilirken, üretimin sürdürülebilirliği için doğrudan ve ilave desteklerin kaçınılmaz olduğu vurgulanıyor.
Su Kısıtı ve Üretim Desenindeki Değişimler
Su kısıtı bulunan iller arasında yer alan Karaman’da, mısır ekiliş alanlarında ciddi bir daralma yaşanıyor. Yaklaşık %30 oranında üretim düşüşü beklentisi, önümüzdeki süreçte dışa bağımlılığın artacağına işaret ediyor. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 5 milyon ton mısır ithalatı yapılmış olması, bu riskin somut bir göstergesi olarak sunuluyor. Bu tablo, üreticileri zorunlu olarak ürün desenini değiştirmeye yönlendiriyor.
Müdahale Fiyatları ve Stratejik Riskler
Yeni sezonda açıklanacak müdahale alım fiyatlarının yalnızca piyasa koşullarına göre değil, üretim maliyetleri esas alınarak belirlenmesi gerektiği belirtiliyor. Üreticiyi koruyacak bir fark ödemesi modeliyle kilogram başına ilave destek sağlanmasının büyük önem taşıdığı ifade ediliyor. Gübre ve mazot gibi temel girdilerde dışa bağımlılığın maliyetleri artırdığı, tarım iş gücünde de benzer bir bağımlılık riskinin oluştuğu vurgulanıyor. Bu durum, tarımın yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik bir sektör olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Yağışlar Umut Veriyor Ancak Kritik Ayların Önemi Devam Ediyor
Son 3 yılın en iyi yağışlarının alındığı Karaman’da, geçtiğimiz yıla göre yağışlarda %100’ün üzerinde artış söz konusu. Bu durum, özellikle buğday ve arpa için önemli bir avantaj sağlasa da, verim için erken konuşmak doğru bulunmuyor. Asıl belirleyici olanın Nisan ve Mayıs ayları olduğu, bitkinin ihtiyaç duyduğu suyu bu dönemde alması gerektiği belirtiliyor. Öte yandan, kar yağışının yetersiz kalması, barajlar ve yeraltı su kaynaklarının yeterince beslenmediğini gösteriyor.
Sonuç ve Talepler
Tarım sektörünün hem ülke hem de Karaman için stratejik öneme sahip olduğu ve ihmal edilemeyeceği vurgulanıyor. Bu kapsamda; girdi maliyetlerine acil ve etkin destek sağlanması, üretim planlamasının su ve iklim odaklı yapılması, müdahale fiyatlarının maliyet bazlı belirlenmesi ve Karaman için hayati öneme sahip su yatırımlarının ivedilikle tamamlanması talep ediliyor.